Doksanlara yolculuk...

12-03-2020-06:05
Doksanlar, misket, seksek, woswos, serdal oğuz, aranjör, nostalji, aranje, alparslan öztürk, müzik, ses kayıt, mix, video klip, single, albüm kaydı, yeni şarkı

Bir çoğumuz herşeyin bu güne nazaran daha sıcak, daha samimi olduğu 90'lı yıllara özlem duyarız ya. Serdal Oğuz, osıcacık anıları gözümüzün önüne seren çalışması "Doksanlar" ile NetD ve tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Bu enfes çalışmanın hem aranjörlüğünü, hem de klip yönetmenliğini gerçekleştiren Alparslan Öztürk, "bu projeyi yaparken, çocukluğumu yanı başımda hissettim" diyor. O güzel günlere özlem duyan herkesin "Doksanlar'ı" bağrına basacağını iddia etsek abartmış olmayız...

 

Klibi İzlemek İçin Tıklayınız

Eser adı: Doksanlar 
Söz-Müzik: Serdal Oğuz
Yorumcu: Serdal Oğuz 
Aranje - Kayıt - Mix - Mastering: Alparslan Öztürk 
Ritim box - Perküsyon: Gölgesiz SND 
Keman: Cem Onur 
Viyola: Gökmen Telci 
Bas Gitar - Elektro Gitar: Burak Saraloğlu 

Klip Yönetmeni: Alparslan Öztürk 
Yardımcı Yönetmen: Huriye Şahin

SÖZLER

 

Hiç bir şey, eskisi gibi değil. 
Eskiler kadar güzel değil şarkılar. 
Hiç kimse eskisi kadar masum değil. 
Kelke doksanlarda dursaydı zaman. 

Uçurtmaların üstüne yazdığımız hayallerimiz vardı. 
Düşünce tutup kaldıran, çıkarsız dostlarımız. 
Parayla saadet olmayan herşey mazide kaldı. 
Kokulu mektupların yerini, mesajlar aldı. 

Keşke doksanlarda dursaydı zaman, hiç büyümeseydik. 
O masum, çocuksu duygularımızı kaybetmeseydik. 
Tertemiz aşklarımız vardı, kirletmeseydik. 
Keşke doksanlarda dursaydı zaman. 

Eskidendi gerçek dostluklar, şimdi bir çoğu sahte. 
Hiçbir hatırı kalmadı, kırk yıllık bir fincan kahve. 
Çıkarsızca uzanırdı eller, şimdi düşersen kaldıran olmaz. 
Üstüne bir de atarlar tekme, başarıya doğru koşarsın ancak,  
Çekemez bir çoğu, takarlar çelme.  

Her bir köşede bak kavga var. 
Hep dolu kafalar kaygılarla çok,  
Eskidense bir saygı vardı. 
Yitip gitti, yerini egolar aldı. 
Biz ne kavga bilir, ne bir kalp kırardık 
Kağıttan uçurtmalar yapardık. 
Sevdiğimize mektuplar yazıp, gül kurutup, 
Günlük tutardık.  

Şimdi her sokaktabir cinayet ve  
Her caddede bir kaza var. 
Tek yürüyemez oldu hiç bir kadın. 
Her adımda bir bela var.  
Her yeşillikte bir bina ve 
Her minarede bir sela var. 

Kaybedilince kıymet bilinir,  
Kaybedildiğinde anılar birikir. 
Kalp kırıldığında umudunu yitirir. 
Söz dilden değil, gönülden gelir. 

Mazide kaldı eski aşklar.  
Anadan gayrısı yalan ağlar.  
Paradan öteye sevgi kalmamış 
Gerisin geriye bakan ağlar. 

Keşke doksanlarda dursaydı zaman, hiç büyümeseydik. 
O masum, çocuksu duygularımızı kaybetmeseydik. 
Tertemiz aşklarımız vardı, kirletmeseydik. 
Keşke doksanlarda dursaydı zaman.